ikbal

Annesini koronadan kaybeden İkbal Gürpınar ö-l-üm haberini nasıl aldığını anlattı: Bağırışımla hastaneyi inlettim. Koronavirüse yakalanan ve hastanede tedavi gördüğü sırada annesinin v-irüs nedeniyle v-efat ettiğini öğrenen İkbal Gürpınar, yaşadığı zor günleri anlatırken

Editor: Haber Editörü
10 Ocak 2022 - 09:46

“Ölüm haberini aldığımda annem ö-l-müş diyerek hastaneyi inlettim” dedi.Koronavirüs sürecini en zor geçiren isimlerin başında gelen İkbal Gürpınar, anne ve babasını Kovid-19 nedeniyle kaybetti. Kendisi de koronaya yakalanan ve günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren İkbal Gürpınar, yaşadığı zor günleri anlattı.

Sabah’a röportaj veren Gürpınar, koronavirüse yakalandığını öğrendiğinde neler yaşadığıyla ilgili “İlk öğrendiğinde insan bir tuhaf oluyor. Nasıl yani diyorsunuz. Ben de şaşırdım. Nasıl kaptım? Nereden kaptım? Hemen son 5 günde görüştüğüm herkesi arayıp haber verdim tedbir alsınlar diye. Annemde olup olmadığını o gün bilmediğim için kendimi izole ettim. İnanılmaz bir bel ve k-as a-ğrısı başladı. Öyle ki uykudan uyandırıyordu ağrılar” ifadelerini kullandı.

HASTALIĞI YENERİM ZANNETTİM DAHA KÖTÜ OLDUM”

Hastalığı kendi kendine yenebileceği düşüncesine kapıldığını ve hata yaptığını söyleyen ünlü isim, sözlerine şöyle devam etti: “Bunu ben yenerim Allah’ın izniyle deyip kendimi bakıma çektim. Vitaminler, gıda takviyeleri, kekik yağı, aklınıza ne geliyorsa denedim. A-teşim d-üştü ve a-ğ-rılarım azaldı. Ardından arkadaşımın söylediği bir şey içtim. İkinci gün nabzım inanılmaz hızlandı. Çok yoruldum ve hastanelik oldum.

Doktorlar çok kızdı. Hatta içlerinden biri ‘Kim söylediyse gidin o tedavi etsin sizi” dedi. Hastayken her şeyi yapmak istiyorsunuz ama her ilaç, bitki vs. herkese iyi gelecek diye bir şey yok. Sizde kronik veya bilmediğiniz bir hastalık olabiliyor ve içtiğiniz şey size dokunabiliyor. Ardından annemin de at-eşi çıkınca k-ahroldum. Hastaneye gitmemek için direnmekle hata ettim. Çok geç kalmıştım, ci-ğerlerim tamamen zarar görmüştü. Aynı gün annemi de başka bir hastaneye kaldırmışlardı. K-o-rkunç günlerdi…”

ANNEM Ö-L-MÜŞ DİYE HASTANEYİ İNLETTİM”

Yo-ğun bakımdan çıkacağı gün annesinin ö-l-üm haberini alan Gürpınar, o anlarda ne hissettikleri için “Annemin ö-l-d-üğü gün yoğun bakımdan çıkacaktım tam. Ö-l-ü-m haberini okuduğumda hastane ‘Annem ö-l-m-üş. Annem ö-l-m-üş’ diye b-ağırışımla inledi. Tansiyonum yükseldi… Canım hemşireler toplandı beni teselli etmek için. Annem yıllardır aslında yaşamıyordu. Hep bebek gibi, konuşmadan öyle bakıyordu. Acısını, a-ğrısını bile anlatamıyordu. Hiç kıyamıyordum ona. Belki sapasağlam olsa başka olurdu ama kurtuldu dünya sürgününden.Kocasına, anne-babasına kavuştu dedim. Bir de ibadetinde bir kadındı. Hastalıkla geçen yıllar günahları döküyor. Tertemiz gitti diye teselli ettim kendimi. Annem de babam da ş-e-hit gitti inşallah. Ne mutlu, iki ş-e-hidin kızıyım. İmanı olmasa insanın dayanması imkansız. Cennette buluşuruz İnşallah” ifadelerini kullandı.